Kur'an
Ehlibeyt | Ehl-i Beyt | Ehli Beyt
Ehl-i Beyt

Ana Sayfa Kuran 25 Mart 2023 185 Görüntüleme

Kur’an Mucizelerinin Şekilleri – 5

Bismillahirrahmanirrahim


9- Kur’an Anlatımının Sağlamlığı:

Kur’an farklı münasebetlerle değişik zamanlarda ve mekânlarda nazil olup bazı olayları mükerrer bir şekilde beyan etmesine rağmen tekdüze ve üstün bir diyalektiğe sahip ve anlatımdaki her türlü ihtilaf ve tezattan ıraktır.

Eğer bu beşerî bir kelam olsaydı, zamanın akışı içinde değişik münasebetlerle bazı konuların beyanında ihtilaf ve çelişki ortaya çıkardı. Zira ister istemez anlatımda çelişkiye düşmek insan tabiatının gereksinimidir. Nitekim insanın hafızası, bugün söylediği bir söz ile yirmi yıl önce bazı maslahatlardan dolayı söylenen bir sözü mutabık kılacak kudrete sahip değildir. Kur’an, bunu mucize oluşunun delillerinden biri olarak saymıştır.

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

 أَفَلاَ يَتَدَبَّرُونَ الْقُرْآنَ وَلَوْ كَانَ مِنْ عِندِ غَيْرِ اللّهِ لَوَجَدُوا فِيهِ اخْتِلاَفًا كَثِيراً

Hâlâ Kur’an’ı düşünüp anlamaya çalışmıyorlar mı? Eğer o, Allah’tan başkası tarafından (indirilmiş) olsaydı, mutlaka onda birçok çelişki bulurlardı.”‌[1]

10- Uzaklaştırma meselesi:

Ebu İshak Mizan (ö. 231 h.) ve öğrencisi Cahiz (ö. 255 h.) Seyyid Murteza (ö. 436 h. ) İbni Sinan Haffaci (ö. 466 h.) gibi büyüklerin itikadına göre Kur’an’ın mucize olmasının sırrı “Uzaklaştırma meselesinde”‌ gizlidir. Yani Allah-u Teâlâ’nın kendisi Kur’an’la mukabele etmek isteyenlerin engelleyicisidir. Bazı insanlar Kur’an’la mukabele etme gücüne sahip olabilirler. Lakin Allah-u Teâlâ’nın kahri iradesi Kur’an’la mukabele etmek isteyenlerin önünü alır.

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

‌ سَأَصْرِفُ عَنْ آيَاتِيَ الَّذِينَ يَتَكَبَّرُونَ فِي الأَرْضِ بِغَيْرِ الْحَقِّ‌

Yeryüzünde haksız yere büyüklük taslayanları ayetlerimden uzaklaştıracağım.”‌ [2]

Uzaklaştırma meselesine inanan insanlara göre mukabele ve benzerini getirmekten kasıt, zarar vermektir ki Kur’an’ın mucize olmasını ortadan kaldırır. Lakin Müfessirlerin çoğu bu ayeti başka bir şekilde tefsir etmiş ve “ayetin kastının şüphe oluşturmak ve Allah’ın ayetlerini yok etmek isteyen insanların müstekbirce öne sürdükleri şüphelerin bertaraf edilmesi” anlamını verdiğini söylemişlerdir.

Allah-u Teâlâ, kendi inayetiyle delillerini açık ve müstahkem bir şekilde beyan etmiş ve her türlü saldırıların önünü almıştır. [3] “Uzaklaştırmayı” bu anlamıyla ele alanlar, Kur’an’ın üstünlüğünü selb etmiş ve Kur’an’ın mucize olmasını kahri iradeyle sınırlamışlardır. Bu itikat Kur’an’ın zahiri ve açık beyanına terstir. Hâlbuki Kur’an’ın mucize olması onun kendisinden ve özelliklerindendir.

“Uzaklaştırma” Emir Yahya b. Hamza Alevi Zeydi’nin (ö. 749 h.) belirttiği gibi üç şekilde tefsir edilebilir:

A- “Uzaklaştırmadan” kasıt, Allah-u Teâlâ’nın Kur’an’la mukabele etmek isteyenleri bu hedeflerinden alıkoymasıdır. Yani bu insanlar Kur’an’la mukabele etme hedef ve iddialarını ameli kılmak istedikleri zaman bu işe karşı ilgisiz olurlar.

B- Allah-u Teâlâ, Kur’an’la mukabele etmek isteyen insanların mukabele için ihtiyaç duydukları vesileleri iki şekilde ellerinden alır.

1- Normal durumlarda sahip oldukları olanakları (gerekli olan ilim, maarif ve edebiyatı) Kur’an’la mukabele etmek istedikleri zaman mukabele şartlarını kendilerinden alır. Aslında bu gibi insanlar için deruni bir değişim meydana gelir.

2- Aslında insana Kur’an ile mukabele edecek olanaklar verilmemiştir. Mezkür ayetteki “Uzaklaştırmanın” anlamı da budur. Allah, ayetlerinde şüpheye ve tahribe neden olacak bir yer bırakmamıştır. Esasen ilahi ayetleri tahrip etme imkânı insanoğlu için müyesser değildir.

Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

بَلْ كَذَّبُوا بِمَا لَمْ يُحِيطُوا بِعِلْمِهِ

Hayır, öyle değil. Onlar, ilmini kavrayamadıkları ve kendilerine yorumu gelmemiş olan bir şeyi yalanladılar.”[4] ayeti de bu gerçeğe işaret etmektedir.

Yine Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

 ثُمَّ انصَرَفُوا صَرَفَ اللّهُ قُلُوبَهُم بِأَنَّهُمْ قَوْمٌ لاَّ يَفْقَهُون

“İlahi ayetlere yüz çevirdiler. Anlamayan bir toplum olmalarından dolayı, Allah onların kalplerini çevirmiştir.” [5] Bu ayet, kalplerin çevrilmesinin nedenini, kendilerinin sebep olduğu “hakikatleri derk etmeme” olarak almıştır.

C- Bazı insanlar Kur’an’la mukabele edecek olanaklara sahiptir. Lakin bu işe girişmek istedikleri zaman Allah onları cebren ve kahren engeller. Böylelikle iradelerinde gevşeklik meydana gelir ve Kur’an’la mukabele etmekten el çekerler.

Bu tefsir ile ilk tefsir arasındaki fark şudur: İlk tefsire göre bu insanların istek ve temayülleri kendilerinden alınır. Ama bu tefsire göre o insanların istek ve temayülleri vardır; fakat bu işi yapma cesaretlerini elden verirler. Bu zorla önü alınan ama işi yapmaya istekli olan insan gibidir.

Tabi birinci ile üçüncü anlam ve ikinci anlamın ilk bölümü zaruretin hilafına ve o zamanın Arapçasının açık beyanının aksinedir. Zira eğer böyle olsaydı, Araplar bu deruni değişimden dolayı şaşırmaları gerekirdi. Yoksa Kur’an’ın ruhlara esenlik veren cazipliği karşısında değil. Özellikle Arap kabile mensupları Mescidu’l Haram’a geldikleri zaman kulaklarına pamukla tıkayan Kureyş’ten Ebu Cehil ve onun gibi kimselerin, insanları Hz. Peygamber’e (s.a.a) yaklaştırmamaya çalışmaları ve Kur’an’ın sesini işitmelerini engellemek istemeleri, Kur’an’ın gönül okşayıcı ruhani çekiciliği ve onunla mukabele etme imkânsızlığını gösteren şahitlerdir.

İkinci tefsirin ikinci bölümü görünüşe göre bir yere kadar makuldür. Bu düşüncede olan Seyyid ve diğer bazı büyüklerin sözlerinin zahiri anlamları da budur. Aslında başkalarının kendisi ile mukabele etmekten aciz olduğu Kur’an’ın farkı, zatında gizlidir. Zira böyle bir şey, beşerin imkânı dâhilinde değildir.

Ayetullah Marifet

———

[1]- Nisa, 82.

[2]- Araf, 146.

[3] Mecmeu’l Beyan, c. 4, s. 477 – 478.

[4]- Yunus, 39.

[5]- Tövbe, 127.

Kur'an Radyosu
Aşura Günü

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

Saffat Suresi 99 – 113

Saffat Suresi 99 – 113

Tema Tasarım | Ozakajans.com
Ana Sayfa WhatsApp Grup İletişim